|

BİZ KİMİZ, NE İSTİYORUZ ?
Bizler diasporadan dönmüş ve yaşamını anayurdunda sürdürmeye
karar vermiş bireyleriz.
Her birimiz; bu toprakları vatan, bu topraklar üzerindeki
halkı kardeş bilerek döndüğümüz anayurtta, toplum hayatına
gücümüz oranında somut katkılar sağlamakla yükümlü
hissediyoruz.
Öte yandan,bizlerin bir zamanlar yaşamış olduğumuz diasporada,
içerisinden geldiğimiz insanlarımızın hızla asimile oldukları
ve günden güne daha çok yok oluşa yaklaştığımız da üzüntü
verici bir gerçektir ve biz bu gerçeği
unutmuyoruz.
Halkımızın gelecekte var olabilmesi,
anayurttaki ulusal kültürel yapının güçlendirilip
desteklenmesine, diasporadaki
insanlarımızın gelecekteki
varlıklarının devamı da anayurtlarına dönebilmelerine ve
ilişkilerini geliştirebilmelerine bağlıdır.
Dolayısıyla büyük kısmı dünyanın değişik ülkelerine dağılmış
halkımızın mümkün olan en fazla sayı ile anayurduna
dönmesi,dönüşü mümkün olmayan kesim için de diaspora anayurt
ilişkilerinin geliştirilerek derinlik kazandırılması bizler
için acil öncelikli bir ulusal sorundur.
Bu temel tespitten hareketle;
a)
Bu gün
anayurduna dönmüş insanlar olarak bizler,anayurt ile diaspora
arasında sağlıklı ilişkilerin geliştirilebilmesinde bir köprü
görevi üstlenmek zorundayız.
b)
Diasporadan dönen/dönecek olanların anayurttaki genel
koşullara daha kolay adapte olabilmeleri ve içerisine
geldikleri sosyal yapıya daha sağlıklı uyum sağlayabilmeleri
hususunda, insanlarımıza yardımcı olmak
ve bunun altyapısını oluşturmak zorundayız.
c)
Ekonomik çıkarlardan,kişisel itibar ve ihtiras kaygılarından
öte bir yaklaşımla bu meseleyi ele almak,bu sorunun bir ulusal
sorun olduğunu,davranışlarımızın yaşam tarzımızın çevremizle
ilişkilerimizin sadece bizi bağlamadığını, bizlerin tek tek
bireyler olarak aynı zamanda diasporayı temsil ettiğimizi
bilmek zorundayız.
d)
Kötü
örneklerin ve sorumsuz davranışların anayurt insanı ile
diaspora insanı arasındaki uçurumu derinleştirerek olumsuz
propaganda için hazır bekleyenlere fırsat verdiğini,bunun da
genel manada dönüş düşüncesine,taraflar arasında oluşması
gereken güven ve işbirliği ortamına zarar verdiğini kabul
etmek zorundayız.
e)
Bizler bu ülkede gözü dönmüş birer tacir,veya turistik
amaçlarla gelmiş birer seyyah değiliz.
Bizler babalarımızın ve onların babalarının ve onların da
babalarının hasret öldüğü vatan toprağına,o topraklar üzerinde
yaşayan kardeşlerinin arasına geri dönmüş birer öncüyüz.
O halde bize düşen; koloniler halinde içimize kapanarak
yaşamak değil;
yaşantımız,davranışlarımız ve ilişkilerimizle güzel birer
örnek olarak içerisine katıldığımız toplumsal yapıya uyum
sağlamaktır.
Bize düşen; sorumluluğumuzun bilincinde davranmak, mevcut ve
ortaya çıkması muhtemel sorunların çözümünde hem diasporanın,hem
Kafkasyanın gerçeklerini bilen insanlar olarak bir denge
unsuru olabilmektir.
f)
Biz bir
politik hareket değiliz.
Biz hiçbir şekilde çelişkileri derinleştirmek,
uyumsuzlukları besleyerek sürdürmek ve kullanmak taraftarı da
değiliz.
Tam tersine bizler,geri döndüğümüz anayurdumuza ve
kardeşlerimize gücü oranında ekonomik katkı sağlayan,çalışan
üreten bireyler olarak toplumdaki yerimizi almak istiyoruz.
Bizler vatan hasreti ile döndüğümüz yurtta muhacir
tanımlamasına muhatap olmayacak şekilde sosyal uyumluluk
göstermek, ve hiçbir şekilde şekilde yasalara aykırı bir
hareketin içerisinde yer almadan kopartılıp atıldığımız bu
topraklarda yeniden kök salmak istiyoruz.
g)
Bizler yaşanan
sorunların önemli bir kısmının,sağlıklı
iletişim ile doğru bilgi akışı sağlanamamasından
kaynaklandığını düşünüyoruz.
Bu eksiklikten doğan sorunları herkes kendi yöntemleri ile
çözmeye çalışmakta,birileri mevcut olan bu zaaftan istifade
etmektedir.
Bizim amacımız, sorunun çözümü için
gerekli altyapının oluşturulmasına
ve insanların doğru bilgilendirilmesine
katkı sağlamaktır.
Böylece hem zaman kaybı önlenmiş,hem
de insanlarımızın cesaretini kıran ve ürküten kötü örnekler
bertaraf edilmiş olacaktır.
h)
Bizler yukarıda da açıkladığımız gibi dönen insanların
yaşantıları davranışları, ilişkileri ile anayurt ve diaspora
arasında köprü olduğuna inanıyoruz.
O nedenle, bu sorumluluğu duyan ve
dönüş düşüncesinin halkımızın gelecekteki varlığı açısından
önemine inanan bireyler olarak yukarıdaki temel prensipler
üzerinde uzlaşabileceğimiz herkese elimizi uzatıyoruz.
Amacımız bu gün ne yazık ki pek de parlak olmayan dönüşçü
profilini olumlu yönde değiştirmek,pek de başarılı olmayan
dönüş düşüncesinin bizim için önemini yeniden
hatırlamak/hatırlatmaktır.
Uyumlu,dürüst,yasalara saygılı,çalışan ve üreten,içerisinde
yaşadığı insanların değerlerine saygı duyan,kendi değerleri
olan, yüzü ak,kimlik ve kişilik sahibi bireyler olarak
yaşamakla yükümlüyüz.
Tüm dönüşçüleri de bu sorumluluk bilinci içerisinde hareket
etmeye çağırıyoruz.
PERIT
|